LÜTFÜ GENÇ 0 Takipçi | 10 Takip

Seni sevmek;

2013-09-22 12:19:00

Seni sevmek; Kimi zaman acımasız bir kalp ağrısı, kimi zaman da o ağrıya tek çareydi... Seni sevmek; Kimi zaman tereddütsüz ateşe yürümek, kimi zaman da soğuk bir duş etkisiydi... Seni sevmek; Dayanacak gücümüzün kalmadığı anlarda bile, her güçlüğe göğüs gerebilmekti... Seni sevmek; ' BELKİ 'leri, AMA'ları, KEŞKE' leri yok edip,  Her duada seni ilk sıraya koyabilmekti.... Devamı

BÖYLE SEVDİM SENİ

2013-09-22 12:14:00

 'Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.   Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle. Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilird... Devamı

EY GÖNLÜM;

2013-09-12 01:39:00

Ey gönlüm; ümitsizliğe düşünce yarılır kalpler. Bir aşka baş koyunca tükeniyor korkular. Sen; bahtına yazılanın peşinde misin gönlüm? Kurduğun hayalin içinde mi, gerçeğinde misin? Yüzleş ilemeyen sızılarınla cenk edip, kanatlarına mı tutundun bir meleğin? Nefeslerine aşkın kokusu siner âşıkların. Bakışları ile titrer kâinat. Söyle ey gönlüm; hicranı taşıyıp yok olmamak mümkün mü? O yoklukta aşk olmamak mümkün mü? Taşıyan sen misin âlemlerin yükünü sırtında? Gecenin ayazına sarılmış gariplerin halini bilmez misin?        Ey gönlüm; yolları gözlenen yolcu mu incitti seni? Çetinliğinden mi şikâyet edersin aşkın? Bilmez misin uğruna âlemlerin yandığını, kandillerin söndüğünü? Hakkını veremeyenlerin aşkın yolunda, silinip gittiğini? Sen; aşkı bir heyecan mı sandın, tutkunun açıklamasına mı kandın? Sevgiliye yapılan naz niye? Acıdan edilen niyaz niye? Aşk dediğin zaten ateşten, kordan yakıcı değil mi?      Ateşi de dağlayan aşk mısın ey gönlüm? Kendini de kavuran kor musun? Sen; bu sevdanın ateşinde yıkanıp yıkanıp durulanan mısın? Bakışlarında yalnızlık kol gezer âşıkların, sesine titremeler siner Zümrüd-ü Anka’nın. Ey gönlüm seline mi kapıldın gözyaşının? Kahırlarda gizlenen duaların serzenişiyle saklıyorsun kendini. Bir zalimin mağrurluğunda mısın ey gönlüm, yoksa zulme başkaldıran asi sen misin? Ses teline mi gizledin sevgilinin sesini? Kuş tüyüne mi yükledin gözlerinin ferini? Bu aşkın başında mı sonunda mısın ey gönlüm? Aslında sen sonsuz olanın farkında mısın ey gönlüm?      Ey gönlüm; ufuk çizgisiyle mi hem dem olmuşsun, aşkın kıyısında? Duyduğun özlem hor gör&... Devamı

Kıyısızlar

2013-09-05 01:35:00

-Unutmak için çok yanlış insanlar seçtim, bunu çok iyi biliyorum. Yine de seni unutamıyorum. Gündüzler seninle son buluyorken, geceler de senin devamın oluyor. Hiçbir bağışı hak etmediğin halde, seni içimde sessizce affediyorum. Sana bu iyiliği, layık olduğun için değil, o iyiliği yapmaya kendimi layık gördüğüm için yapıyorum.                                                                                                                                            K.T. Devamı

SUYA YAZILMIŞ MEKTUPLAR

2013-09-05 00:55:00

Umuda gülümseyen yüzünün coğrafyalarında geziniyorum yine. Aldırmadan kuru ayazlara gözlerindeki baharları soluyorum. Su gibi berrak, güneş kadar sıcak yüreğine nefesimi bırakıyorum. Seni "sende" yaşarken, kelimeler raks ediyor adeta. Masmavi huzurun içinde filizlenen sarmaşık güllerin arasında vuslatıı beklemektedir yüreğim. Küçük ellerimle her karanlığa senin gözlerini aydınlık diye çiziyorum.Bembeyaz gökyüzüne ellerimi kaldırıp varlığına duacıyım. Bahara küskün bir çiçeğin toprakla kavuşmasıdır bakışların. Yıldızlarla dans eden bir kelebeğin ıslak düşleridir saçların. Gönül bahçemde yeşeren çiçeklerin güneşe gülümsemesidir seni sevmelerim. Biliyorum, takvimler ayazlara küskün. Yüreğimiz ve sevdamız bu dünyada kavuşmalara sürgün. Ne olursa olsun sevdamızı, ayrılıklara inat içimizde yaşatmak değil mi. ? Ayrılıklara sürgün olsa da kavuşmalarımız, aynı sevdada sonuna kadar nefes almak değil mi ? Haydi imkansızlığın içinde yaşat beni. Sürgülenmiş kapıların ardında bir yudum bir umutla yüreğindeki Cennet kokulu nefesinde büyüt beni. Farkındayız, ne ben Mecnun'um ne de sen Leyla..Biz sevdanın ayrılıklara inat baharın avuçlarına eğilip umuda açan sevda çiçekleriyiz.. Seninle ben, aynı gökyüzünde sevdanın dilsiz yüreğiyle selamlasan iki yıldızıyız. Pes etmek yok acılara. Ölüm bizim için vuslat olacaktır..Vakti saati geldiğinde papatyaların ayak uçlarında buluşacak ellerimiz. Utangaç yanaklarımızın rengi güllerin kırmızısına galip gelecek..Ve avuç içlerimizin teri düşecek bozkırların kuru dudaklarına. Kana kana baharları içeceğiz bakır tenli bulutların dudaklarından.   Vus... Devamı